Orhan Pamuk‘un yeni kitabı ’Kırmızı Saçlı Kadın’:indirin

Kırmızı Saçlı Kadın Özeti

Kırmızı Saçlı Kadın Orhan Pamuk

Orhan Pamuk’un son çıkan romanı olan Kırmızı Saçlı Kadın’ın hikayesi oldukça farklı. Yüzyıllar önce yazılmış olan efsaneler ile günümüz konularını bir araya getiriyor. Aşk, kıskançlık ,baba-oğul ilişkilerini tarihsel olaylar üzerinden anlatan Pamuk bizi otuz yıl öncesinin İstanbuluna da götürüyor. Ayrıca o dönemin tiyatrosu ve inşaatları hakkında da önemli ölçüde fikir sahibi olmamızı sağlıyor. Romanın konusu ise şöyle ;

Cem 1980 yıllarının başında annesi ile İstanbul da yaşayan bir lise öğrencisidir. Babasını çok sevmesine rağmen aralarında hep uzaklık olan Cem annesi ile daha iyi anlaşmaktadır. Babası bir eczane işletmektedir ve Cem de her gün babasına yemek götürmektedir. Bu kısa zamanlarda Cem hep babasıyla konuşmak ve ondan bir şeyler öğrenmek isteyen ilgiye aç bir çocuktur. Fakat bir gün babası eve uzun bir süre gelmeyince annesinin çok ağladığını görmüş ve olayı tam anlayamamıştı. Annesi en sonunda bir açıklama yapmak zorunda kalmış ve babasının bir daha gelmeyeceğini söylemişti. Babası gidince eczaneyle ilgilenecek biri olmadığından Cem iş aramaya başlamıştı. Maddi sıkıntı yaşamamak ve üniversiteye hazırlanmak için dershaneye gitmek gerektiği için çalışması gerekiyordu. Önce Deniz Kitabevi adında bir kitapçıda işe başladı ve bu işi çok benimsedi. Fakat bir aile dostlarının önerisiyle bir kuyuculuk işinde çalışmaya başladı.

زنی با موهای سرخ

Hayri Bey bir iş adamıydı ve Öngören de bir tekstil fabrikası kurmak istiyordu. Bu nedenle önce fabrikayı kurmak istediği arazide su olup olmadığını öğrenmek istiyordu. O dönemde sondaj makineleri daha ortaya çıkmadığından kuyucular kendileri 10-20 metrelik kuyular kazıyorlardı. Eğer su bulurlarsa büyük bir kazanç sağlıyorlardı. Hayri Bey bu görevi ünlü kuyucu ustası Mahmut Usta ya vermişti. Mahmut Usta hiç bulunmayacak yerlerden su çıkarırdı. Ustanın yanında bir de Ali adında çırak vardı. Şimdi Cem de gelmişti. Mahmut Usta kazıyor çıraklar da çıkan toprağı başka bir arabaya yerleştiriyorlardı. Cem ve Mahmut Usta kısa sürede çok iyi anlaşmışlardı. Bir süre sonra Cem onu babası gibi görmeye başlamış ve ona karşı içinde çok büyük bir saygı oluşmuştu. Fakat günler geçerken on günlük iş bir ayı bulmuştu ve hala su çıkmamıştı. Cem ise o sıralarda kırmızı saç rengi olan bi kadınla karşılaşmış ve ona aşık olmuştu. Her gün onu görmek için şehre iniyor ve evlerinin camından bakıyordu. Bir gün tiyatro çadırı gördü ve oraya davet edildi. Gördüğü kırmızı saçlı kadın ve arkadaşları tiyatrocuydu üstelik kadın evliydi. Kocası Turgut’un olmadığı bir gün karşılaşmışlar ve evde birlikte olmuşlardı. O günden sonra Cem onu hiç unutamamıştı……

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

معادله را پاسخ دهید * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.